30 Aralık 2006 Cumartesi

Sen Ne Dilersen



Az önce tesadüfen izlediğim bu filmi paylaşmak istedim. İzlerken hem ağladım, hem güldüm. Işık Yenersu ve Fikret Kuşkan'ın oyunculuğuna zaten diyecek yok.

Yönetmen Cem Başeskioğlu

Senaryo Cem Başeskioğlu

Oyuncular Işık Yenersu, Fikret Kuşkan, Zeynep Eronat, Işın Karaca, Yıldız Kenter, Güler Ökten, A.Mümtaz Taylan, Okan Yalabık, Haldun Boysan, Ayçin İnci, Begüm Birgören, Evrim Solmaz, Ali Taygun, Hasan Yalnızoğlu, Asuman Krause

Hayatı boyunca yalnızlığın bütün yüzlerini yaşayan Eleni, kızı Marika ile birlikte bütün ömrünü geçirdiği İstanbul'da bir sabah doktordan aldığı haberle kendini büyük bir sınavın eşiğinde bulur kanserdir ve bir ay ömrü kalmıştır. Ölmekten korkmayan Eleni'nin tek düşüncesi kendi ölümünden sonra kızı Marika'ya ne olacağıdır. Marika 40'lı yaşlarda zeka özürlü bir kızdır. Eleni çaresizliğini yıllar önce bırakıp gittiği ailesinde arar ancak tüm bu çaresizlik diğerlerinin intikamına dönüşür. Eleni Tanrı’ya sığınır.
Sokakta yaşayan Musa abisi Zülfikar'a rağmen düştükleri durumdan Tanrı'yı sorumlu tutmaktadır. Zülfikar'ın uyarılarına rağmen Tanrı'nın evlerini soymaya karar verir, yeni hedefi camideki ayakkabı ve kilisedeki mumlardır.
Elenin arkasında kiliseye girer ve hayal kırıklığına uğrar; adaklıkta tek bir mum vardır! Eleni'nin mumu. Musa bir kez daha kadersizliğinde dem vurur Tanrıya isyan eder. O tek mumu alıp kiliseden çıkmaya kalkar, ne olursa o anda olur!

Evlenmeden önce bi sordun mu?


New York Times, ilişki uzmanlarına danıştı, çiftlerin evlenmeden önce birbirlerine sorması gereken soruları belirledi. Son pişmanlık neye yarar...
1. Çocuk isteyip istemediğimizi konuştuk mu? İstiyorsak, çocuğa öncelikli ilgiyi kim gösterecek? 2. Birbirimizin mali yükümlülüklerinden, iktisadi hedeflerimizden haberdar mıyız? Para harcama ve biriktirme konusunda fikirlerimiz uyuşuyor mu?
3. Evin idaresini nasıl yürüteceğimizi konuştuk mu? Hangi ev işini kimin yapacağını netleştirdik mi?
4. Fiziksel ve ruhsal olarak, sağlık geçmişlerimizi apaçık paylaştık mı?
5. Müstakbel eşim benim arzuladığım kadar sevgi dolu mu?
6. Rahatça ve çok açık olarak cinsel ihtiyaçlarımızı, tercihlerimizi ve korkularımızı konuşabiliyor muyuz?
7. Yatak odasında televizyon olacak mı?
8. Birbirimizi gerçekten dinliyor, diğerinin fikir ve şikâyetlerini göz önüne alabiliyor muyuz?
9. Birbirimizin ruhani ihtiyaçları ve inançlarını yeterince anladık mı? Çocuklarımızın nasıl bir dini/ ahlaki eğitimden geçeceğini açıklığa kavuşturduk mu?
10. Birbirimizin arkadaşlarını seviyor ve onlara saygı duyuyor muyuz?
11. Birbirimizin ailelerine gereken değeri veriyor ve saygı duyuyor muyuz? Herhangi birimiz diğerinin ailesinin ilişkiye müdahale edeceğine dair endişe duyuyor mu?
12. Benim ailem seni rahatsız edecek ne yapıyor?
13. Evliliğimiz süresince, senin ya da benim, asla vazgeçmeye hazır olmadığımız bir şey var mı? 14. İçimizden biri mesleki açıdan terfi sayılabilecek şekilde başka bir şehirden teklif alırsa, taşınmaya hazırlıklı mıyız?
15. Birbirimizin evliliğe inancından bir şüphemiz var mı? Ne tür zorlukla karşılaşırsak karşılaşalım, bu bağın zarar görmeyeceğinden emin miyiz?
(Radikal Cumartesi, 23.12.2006)
Çok klasik olacak belki ama 2006 yılnın kritiğini yapmak istedim:
2006 da hayatıma çok şey kazandırdıklarını düşündüğüm iki dost kazandım.
Hayattan zevk almanın kendi elimizde olduğunu öğrendim.
Televizyon denilen saçma aletten kendimi kurtardım.
Umutlarımı, beklentilerimi, hüzünlerimi, acılarımı, aşklarımı, özlemlerimi insanlarla paylaştım.
Sigaraya yeniden başladım:(
Tezimi bitirdim.
Kısacası 2006 hayatıma acısıyla tatlısıyla değişik renklerle girdi...
Yeni yılda istediğim tek bir renk var, o da siyah değil...Çok mu şey istiyorum acaba?

29 Aralık 2006 Cuma

2006 nın son iki günü

2006 nın bitmesine 2 gün kala ben de kendime bir blog yaptım. Kimilerine göre anlamsız, kimilerine göre de eğlenceli bi şey. Beklediğimi bulabilecek miyim bilmiyorum ama artık benim de bir bloğum var:-)))