Balkondaydım. Her akşam hiç sektirmeden yaptığım gibi yarım saate yakın oturup akşam sigaramı içtim. Geceleri artık serin oluyor. Yıllardır aynı balkonda, aynı gökyüzünü, aynı yıldızları ve aynı ağacı seyrederek içtiğim akşam sigaram. Yaklaşık 17 yıl önce buraya taşınmamıza bir kaç gün kala son tadilat işleri için gelmiştik. Fırtına ve yağmur...Gene aynı balkonda ve aynı yerimde o ağaca uzun uzun bakmıştım. 17 yılda çok şey değişti. Ama ağaç hala orada ve dimdik duruyor. Daha ne kadar aynı yerde oturup aynı ağacı izliycem, kimbilir....27 Eylül 2007 Perşembe
ağaç
Balkondaydım. Her akşam hiç sektirmeden yaptığım gibi yarım saate yakın oturup akşam sigaramı içtim. Geceleri artık serin oluyor. Yıllardır aynı balkonda, aynı gökyüzünü, aynı yıldızları ve aynı ağacı seyrederek içtiğim akşam sigaram. Yaklaşık 17 yıl önce buraya taşınmamıza bir kaç gün kala son tadilat işleri için gelmiştik. Fırtına ve yağmur...Gene aynı balkonda ve aynı yerimde o ağaca uzun uzun bakmıştım. 17 yılda çok şey değişti. Ama ağaç hala orada ve dimdik duruyor. Daha ne kadar aynı yerde oturup aynı ağacı izliycem, kimbilir....23 Eylül 2007 Pazar
187.
Ümit beni mimlemiş. Görevim şu:) En yakınımdaki kitabın 187. sayfasını açıp ilk cümleyi yazmak. İşte cümle 187. sayfadaki ilk cümle:
"Onun isteği üzerine ve onun önünde yazdığım bu eklemenin de, yaptığı hataları görmesine ve düzeltmesine yardımcı olacağını umuyorum."
Ben de Ezgi ve Gaye'yi mimliyorummmm.
"Onun isteği üzerine ve onun önünde yazdığım bu eklemenin de, yaptığı hataları görmesine ve düzeltmesine yardımcı olacağını umuyorum."
Ben de Ezgi ve Gaye'yi mimliyorummmm.
Bir cumartesi özeti; Muse, Temmuzda, Yolların Başlangıcı ve ingilizce
Bugün tüm gün evdeydim, neler mi yaptım?
Bir kaç saat ders çalıştım. Bir makaleyi türkçeden ingilizceye çevirmeye çalıştm daha doğrusu çeviremediğim için sinirlerim bozuldu. Yarın devam ederim deyip yarıda bıraktım.
Bol bol Muse dinledim. Özellikle de Hysteria 'yı. Neden bilmiyorum bu şarkıda beni benden alıp farklı yerlere götüren bir şeyler var. "Give me your heart and your soul..."
Fatih Akın'ın Temmuzda' sını izledim. Çok beğendim filmi. Şimdiye kadar keşke izleseymişim. Özellikle şu dizeleri yazmak istiyorum filmde geçen: "Aşkım, kilometrelerce yol kat ettim, nehirleri geçip, dağları aştım. Hüsrana uğradım ve ızdırap çektim. Nefsime karşı koydum, ve güneşi takip ettim. Böylece senin önünde duruyorum ve sana seni seviyorum diyorum..." Çok eğlenceli bir filmdi. İzledikten sonra sizi gülümseten mutlu olmanızı sağlayanlardan...
Amin Maalouf'un "Yolların Başlangıcı" kitabına başladım. Yazarın tüm diğer kitapları gibi bu kitap da oldukça akıcı ve sürükleyici. Bir an önce bitirmek istiyorum:)
İşte cumartesi özetim. Bu arada 10 dakika önce cumartesi bitmiş...
Bir kaç saat ders çalıştım. Bir makaleyi türkçeden ingilizceye çevirmeye çalıştm daha doğrusu çeviremediğim için sinirlerim bozuldu. Yarın devam ederim deyip yarıda bıraktım.
Bol bol Muse dinledim. Özellikle de Hysteria 'yı. Neden bilmiyorum bu şarkıda beni benden alıp farklı yerlere götüren bir şeyler var. "Give me your heart and your soul..."
Fatih Akın'ın Temmuzda' sını izledim. Çok beğendim filmi. Şimdiye kadar keşke izleseymişim. Özellikle şu dizeleri yazmak istiyorum filmde geçen: "Aşkım, kilometrelerce yol kat ettim, nehirleri geçip, dağları aştım. Hüsrana uğradım ve ızdırap çektim. Nefsime karşı koydum, ve güneşi takip ettim. Böylece senin önünde duruyorum ve sana seni seviyorum diyorum..." Çok eğlenceli bir filmdi. İzledikten sonra sizi gülümseten mutlu olmanızı sağlayanlardan...
Amin Maalouf'un "Yolların Başlangıcı" kitabına başladım. Yazarın tüm diğer kitapları gibi bu kitap da oldukça akıcı ve sürükleyici. Bir an önce bitirmek istiyorum:)
İşte cumartesi özetim. Bu arada 10 dakika önce cumartesi bitmiş...
18 Eylül 2007 Salı
Mutluluğun resmiiiiiiiii
15 Eylül 2007 Cumartesi
Ah bu şarkıların gözü kör olsun:)

Bugün sabah "oradaydım" programında Zeki Müren'in TRT deki programda son anlarında yanında olan spiker Hülya Aydın vardı. Programı izledikten sonra onun ne büyük bir sanatçı olduğunu bir kez daha anladım. Sevenlerine bu denli saygısı olan nadir sanatçılardan biriydi "Sanat Güneşi". Yaklaşık iki saattir şarkılarını dinleyip mest oluyorum ve bu geceyi Zeki Müren gecesi ilan ediyorum.
En sevdiğim şarkısı da bu işte:
10 Eylül 2007 Pazartesi
Bazen bir şeyin olmasını çok istersiniz. Siz kendi adınıza elinizden gelen her şeyi fazlasıyla yaparsınız. Öylesine kaptırısınız ki kendinizi gözünüz başka hiç bir şeyi görmez. Yıpranır, çok üzülürsünüz, hatta isyan edersiniz neden diye. Ağlarsınız çok. Aradan aylar geçer, yaranız yavaş yavaş kabuk bağlamaya başlar. Zaman en iyi ilaç olur yaranıza. Bir gün bir de bakarsınız ki yaranızdan ufak tefek izler dışında hiç bir iz kalmamış. Bilirsiniz o izin de zamanla tamamen kaybolacağını, ya da o iz ömür boyu geçmese bile size hiç bir acı vermeyeceğini ve her baktığınızda sadece ufak bir tebessüm edeceğinizi. Sonra da dersiniz ki iyi ki olmamış istediğim şey. Derler ya her şey de bir hayır vardır diye, ne kadar da doğruymuş dersiniz. Hayatta hiç bir şeyin tesadüf olmadığını veya her tesadüfün arkasında başka şeyler olduğunu düşünürsünüz. İçinize garip bir huzur dolar ve umutla bakarsınız geleceğe.
6 Eylül 2007 Perşembe
Herkese günaydınnnnnnn. İşyerindeyim, saat daha 10 bile değil. Ama sıkıldım işte. Bloğuma hiç bir şey yazmak gelmiyor içimden günlerdir. Çok mutlu ya da mutsuz olduğum anlarda bir şeyler yazdığımı farkettim buraya. Bilin ki uzun süre bir şey yazmıyorsam hayatın akışına bırakıp kendimi öylesine yaşayıp gidiyorumdur....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

