29 Aralık 2007 Cumartesi

Bloğum bir yaşına girdi...


Bu gün 29 Aralık. Bloğuma başlayalı tam bir yıl olmuş. O dönemleri çok iyi hatırlıyorum. Önce Ezgi'nin bloğunu keşfetmiştik ve çok hoşumuza gitmişti. Sonra Gaye bir blog yaptı. Eeee ben de taklit etmezsem olmaz tabi :))Şaka bir yana iyi ki yapmamı sağladınız burayı. Son zamanlarda pek bir şey yazamasam da çok keyif alıyorum buradan. 1 yıldır keyiflendim buraya yansıttım, acı çektim yazdıklarıma yansıdı doğal olarak. Hatta terapi gibi geldi bloğum bana diyebilirim.

Geçen yıl 2007 ye 2 gün kala diye bir post ile başlamışım bloğuma, ardından da 2007 deki dileklerimi yazmışım. Bu yıl hiiiiiç öyle şeyler yapmayacağım. Şöyle olsun böyle olsun demeyeceğim. Tek bir dileğim var 2008 için, o da sağlıklı, huzur dolu bir yıl olsun ve beni mutlu edecek şeyler gelsin başıma. Daha ne isterim ki:)

26 Aralık 2007 Çarşamba



Bugün güneş doğmayacak
Bugün sen çok öleceksin
Biraz düşlerine eğil
Orda birşey bulacaksın
Bugün unut mavileri
Çiçeğe su verme unut
Biraz daha sen olursun
Kalbindeki rengi büyüt
Her aşk kendi içinde yaşar
Çaldığın kapı kapanır sonunda
İçinde bir sen bulursun
Büyümüş anlamış yorgun
Ah aman aman küçüğüm
Bu yol sana gidiyor
Senin küçük baharında
Unuttuğun birşey var
Gelir geçer sokaklardan
Sokaklara girer çıkar
Mavi penceresinde gün
Telaşlı rengarenk kuşlar
Kanallarında birgün
Düşlerine konar kalkar

13 Aralık 2007 Perşembe

BİR GARİP ARAYIŞ

Sevdiğiniz ve sizin için önemli bir şeyi kaybettiğinizde kendinizi nasıl hissedersiniz? Her şeyi darmadağın eder, her yere bakar, hatta gözünüzden kaçma olasılığına yönelik tekrar tekrar bakarsınız. Bulduğunuzdaki huzur duygusunu anlatmaya gerek yoktur herhalde. Uzun bir süredir, kaybettiğim bir şeyi arıyor gibi hissediyorum kendimi. Ancak küçük bir sorun var. Neyi kaybettiğimi ve neyi aradığımı bilmiyorum. Sürekli arıyorum, bulamayıca da...Sanki bulunca hayatımdaki her şeyin sihirli bir değnekle düzeleceğini, içimdeki boşluğun dolacağını düşünerek, bazen umutsuz, bazen ümitle, bazen de panikle arıyorum. Bazen yanlış yollara sapıp geri dönüyor, bazen pes edip olduğum yerde sayıyor, bazen de yoluma çıkan dikenlere aldırmadan ilerliyorum; belki de bunun adı HAYAT, bilmiyorum