Az önce "Bir Ömür Yetmez" i izledim sonunda. Ferzan Özpetek'in diğer filmlerine göre biraz daha sönük geldi bana. Ya da çok şey bekleyerek izledim. Çok beğendim diyememesem de keyifli bir filmdi. Cahil Periler de de aynı şey olmuştu. Filmi izlerken dostluklarının, ortamlarının sıcaklığı sarıveriyor insanı. Gerçi benim dostlarım da en az onlar kadar süper oldukları için şanslıyım:) Filmden sonra İtalya ya da İspanya'ya yerleşmek istedim birden, orada çok farklı bir hayat, farklı insanlar, farklı yerler, her şey farklı olsaydı keşke....Bunu yapabilecek cesaretim hiç bir zaman olmayacak o ayrı bir şey.
Bu arada son günlerde kendim için zevk alarak yaptığım hiç bir şey yapmadığımı farkettim. Ders çalışmanın dışında tek istediğim eve gidip tv nin karşısında uyumak olan uyuz bi tipe dönmeden bu duruma el koymak gerektiğini anladım. Abartmıyorum son bir kaç aydır evde film izlemek için dvd yi kurmaya bile üşendiğim için film izlemiyordum. Ya da en nefret ettiğim şeylerden biri olmasına rağmen bir kitaba başlayıp yarıda bırakıyordum. Ama biraz kendinizi zorlayıp biraz da olumlu düşünüp enerjinizi geri getirerek her şeyi eskiye çevirebiliyorsunuz. Herkesin vardır herhalde böyle uyuşuk dönemleri:)Önemli olan anlayıp çaba göstererek kurtulmak istemek bu durumdan. İşten dönünce akşamları sadece dizi izleyen (bu arada ben de bazı dizileri izliyorum yanlış anlaşılmasın karşı değilim), yıllardır tek bir kitap okumamış vs. kendisi için hiç bir şey yapmayan ya da ne yapmak istediğini bile bilmeyen,hayatın akışına kendini kaptırmış o kadar çok insan var ki. İşin tuhaf yanı bu insanlar çok mutlu olduklarını düşünüyorlar. Çünkü her şey olması gerektiği gibi hayatlarında...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder